Kategori: Psikoloji
-

Aşk, Eksik Olanın Peşinde Koşmaktır
Görsel; Gustav Klimt – “The Kiss” (1907-08) Biri sana “seni seviyorum” dediğinde, aslında ne söylüyor? Çoğumuz bunu bir bütünlük ifadesi sanırız. Sanki karşımızdaki, hayatımızdaki bir boşluğu dolduracak parça gibi gelir. Oysa Lacan’a göre işler hiç de böyle yürümüyor. “Seni seviyorum” cümlesi bir itiraf değil, bir taleptir ve talep, her zaman söylediğinden fazlasını taşır. Çünkü aşkta…
-

Psikanalitik Açıdan Belgesel İncelemesi: Bilinmeyen Numara Lisede Mesaj Skandalı
Bilinmeyen Numara: Lisede Mesaj Skandalı belgeseli, görünürde bir siber zorbalık vakasını anlatıyor gibi dursa da, aslında çok daha derin bir hikâyeye dokunuyor. Mesajların failinin aslında Lauryn’in annesi çıkması, aile içindeki görünmez güç savaşlarını ve bilinçdışının nasıl maskeler ardında kendini gösterebildiğini açığa çıkarıyor. Anne figürü, hem güvenli bir sığınak hem de çocuğun özerkleşmesini engelleyebilecek bir sınır…
-

Psikanalitik Açıdan Dizi İncelemesi: Too Much
Netflix’in Too Much dizisi ilk bakışta romantik bir komedi gibi görünse de, biraz derinden bakıldığında insanın bastırılmış arzularına, bilinçdışı çatışmalarına ve “fazla” hissetmenin yarattığı içsel yükle yüzleşmesine dair ipuçları veriyor. Jessica’nın hikâyesi, yalnızca yeni bir aşka açılma süreci değil, aynı zamanda kendilik algısının sınırlarıyla ve geçmişten gelen yaralarıyla hesaplaşması gibi okunabilir. “Too much” olarak damgalanması,…
-

İlişkilerde Bilinçdışı Gerilim
Görsel; René Magritte – The Lovers (1928) İnsan, en çok değer verdiği kişiye zarar verebilme potansiyeline sahip bir canlıdır. Bu çelişkili durum, özellikle duygusal ilişkilerin en hassas noktalarından birini oluşturur: Yakınlık ve bağlılık bir yanda dururken, bastırılmış öfke ve çözülmemiş duygusal gerilim diğer yanda kendine sessiz bir alan açar. Günlük hayatta “pasif-agresif” olarak adlandırılan davranışlar…
-

Aşkın Derin Yüzü
Fotoğraf Ольга Солодилова aittir. Aşk, birçok insan için karşılıklı bir çekim, duygusal bağlanma ya da yoğun bir arzu gibi tanımlanabilir. Ancak psikanalitik kurama göre bu tanımlar, aşkın yalnızca görünen kısmıdır. Asıl mesele, aşkın bireyin içsel dünyasında neye karşılık geldiğidir. Bu bakış açısıyla aşk, yalnızca iki insan arasında gelişen bir bağ değil; geçmiş yaşantıların, bastırılmış arzuların…
-

Kadınlığın Uzun ve Dolambaçlı Yolu: Bir Varoluşun Yeniden İnşası
Kadınlığın Uzun ve Dolambaçlı Yolu: Bir Varoluşun Yeniden İnşası Kadın olmak ne anlama gelir? Kadınlık, yalnızca biyolojik bir gerçeklik midir, yoksa toplumsal, kültürel ve psikolojik süreçlerin şekillendirdiği çok katmanlı bir kimlik midir? “Kadınlığın Uzun ve Dolambaçlı Yolu” adlı eser, kadın olmanın sabit bir tanımı olmadığını, aksine bireysel ve kolektif deneyimlerin sürekli yeniden şekillendirdiği dinamik bir…
-

Psikanalizde Rüya Analizi
Görsel Hatice Baran’a aittir. Sigmund Freud’a göre rüyalar, bizim bilinçdışımızda bastırdığımız düşüncelerin, hislerin ve isteklerin sembolik bir şekilde ortaya çıktığı bir yoldur. Yani, rüyalar uykuda bilinçli zihnimizin kontrolünden çıkıp, içimizdeki gizli duyguları ve düşünceleri yansıtır. Bu yüzden rüyaların, çoğu zaman ilk bakışta mantıksız ya da garip görünmesinin nedeni, bilinçdışındaki bastırılmış şeylerin daha kabul edilebilir biçimlere…
-

Psikanalitik Psikoterapi Nedir?
Görsel Andrê Dahmer’e aittir. Kökeni Sigmund Freud’un psikanaliz kavramlarına ve tekniklerine dayanan bir terapi yaklaşımı diyerek yazmaya başlayabilirim. Burada kişinin zihinsel süreçleri araştırılır ve bilinçdışı üzerinden çalışılır. Peki bu ne demek? Aslında sansürsüzce düşüncelerinizi ve duygularınızı aktarmanız beklenir. Ayrıca rüyalarınızda çok kıymetlidir ve rüyalarınızın içeriğindeki bir çok şey size ait olan başka şeyleri temsil ediyor…
